aliyyenveliyullah -forum anasayfa-

aliyyenveliyullah -forum anasayfa- (http://www.aliyyenveliyullah.com/index.php)
-   KUR'AN-I KERİMDE EHL-İ BEYT (AS) (http://www.aliyyenveliyullah.com/forumdisplay.php?f=23)
-   -   Meveddet ayetinde yakınlardan maksat kimlerdir? (http://www.aliyyenveliyullah.com/showthread.php?t=19)

CEMALETTİN YALDIR 05-02-2008 09:06

Meveddet ayetinde yakınlardan maksat kimlerdir?
 
Meveddet Ayeti
Yüce Allah, Ehl-i Beyt’in ne kadar yüksek bir makama sahip olduğunu halka bildirmek için onları her çeşit günah ve pislikten arındırmanın yanı sıra, onları sevmenin gerekliliği hususunda da Resulullah (s.a.a)’e şöyle buyurmuştur: “De ki: Ben, buna (tebliğime) karşılık yakınlarıma sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum.”[1]Resulullah (s.a.a), ayette geçen yakınların kimler olduğunu ve bu ayet gereğince kimlere sevgi duyulması gerektiğini kendi sözlerinde açıklamıştır. Müfessirler, muhaddisler ve siyer yazarları, kendi kitaplarında, bu ayetteki yakınlardan maksadın; Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (aleyhim’us-selâm) olduğunu bildirmişlerdir. Örneğin, Ahmed b. Hanbel, kendi Müsned’inde Said b. Cübeyr’den, o da İbn-i Abbas’tan şöyle nakletmiştir: “Meveddet ayeti nazil olduğunda ashap; “Ya Resulullah! Sevgileri bize farz olan yakınların kimlerdir?” diye sordular. Resulullah (s.a.a); “Ali, Fatıma ve onların oğullarıdır.” buyurdular.”[2]Böylece bu ayet gereğince, Ehl-i Beyt’i sevmek, bütün Müslümanlara farzdır. Fakat daha önce de değindiğimiz gibi, bu sevgi sadece dilde ve kalpte kalmamalı, amele de yansımalıdır. Yüce Allah, bir ayetinde şöyle buyuruyor:“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”[3]Allah’ı sevip de Peygamber’in düşmanlarına uymak düşünülemeyeceği gibi, Peygamber’i ve yakınlarını (Ehl-i Beyt’ini) sevip de onların düşmanlarının peşice gitmek de düşünülemez. Aksi takdirde sevginin gerçek olmadığı ortaya çıkar.
1]- Şûra Suresi, 23.

[2]- “Hz. Peygamber’in yakınlarından maksat; Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’dir.” diyen pek çok kitap vardır. Örneğin; Şevahid’ut-Tenzil (Haskanî), c. 2, s. 130, h. 822-828, 832-834 ve 838; Menakıb-ı Ali bin Ebî Talib (İbn-i Meğazilî), s. 307, h. 352; Zehair’ul-Ukba (Taberî), s. 25, h. 138; es-Savaik’ul-Muhrika (İbn-i Hacer), s. 101, 135 ve 136; Metalib’us- Suul (İbn-i Talha), s. 8, Tahran basımı ve c. 2, s. 21, Necef basımı; Kifayet’ut- Talib (Genci-i Şafiî), s. 91-93. “el-Müracaat” kitabında bu sözü nakleden 35 kitabın isimi zikredilmiştir.

[3]- Âl-i İmran Suresi, 31.

CEMALETTİN YALDIR 10-06-2011 05:53

Bu konuda Peygamber’den nakledilen bir çok hadis bu ayetin Ehl-i Beyt hakkında nazil olduğunu açıklamaktadır. Ve Ehli- Beyt imamlarından örneğin Hz. Hasan (a.s) ve İmam Zeynelabidin (a.s)’dan ve diğer İmamlardan nakledilen hadislerde de bu ayetten maksadın Ehl-i Beyt olduğu açıklanmıştır.
Bu hususta Ehl-i sünnet tarikiyle nakledilen bir hadisi şöyledir: “Ahmed b. Henbel Musnedinde Said b. Cubeyr’den o da İbn-i Abbas’tan şöyle naklediyor: Meveddet ayeti nazil olduğunda (ashap): Ya Resulullah sevgilerini bize farz kıldığın yakınların kimlerdir? Peygamber (s.a.a.): Ali, Fatime, Hasan ve Huseyn’dir.”
(Gayet’ul-Meram s.306, hadis1.)
Eğer ayeti başka türlü mana edersek Kur’an’ı anlamada Peygamber ve Ehl-i Beyt’inden ayrılmış oluruz. Oysa ki Kur’an ve Peygamber ve Kur’an ve Ehl-i Beyt birbirinden ayrılmazlar ve bu yerinde delilleriyle ispatlanmış bir husustur.

Bu ayetin Ehl-i Beyt’in sevgisi hakkında olduğunu, Ehl-i Beyt’in sevgisine emredin onlarca hadis desteklemektedir: Örneğin Keşşaf kendi tefsirinde bu ayetin tefsirinde şu hadisi nakletmektedir:
Peygamber (s.a.a.) buyurdular: Kim Al-i Muhammed’in (Ehl-i Beyt’in) sevgisiyle dünyadan gderse şehit dünyadan gitmiştir.Bilin ki herkes Al-i Muhammed’in (Ehl-i Beyt’in) sevgisiyle dünyadan gitse imani kamil olan mümin olarak dünyadan gitmiştir. Bilin ki her kes Al-i Muhammed’in (Ehl-i Beyt’in) sevgisiyle dünyadan gitse ölüm meleği ona cenneti müjdeler. Bilin ki herkes Al-i Muhammed’in (Ehl-i Beyt’in) düşmanı olarak dünyadan gitse kafir olarak dünyadan gitmiştir.
(Keşşaf Tefsiri c.4, s.120-121)

Herkesin kendi yakınları sevmesi gibi genel bir anlam ayete verilse, o zaman ayette anlam bozukluğu meydana gelir; çünkü insanın kendi akrabalarına sevgi beslemesinin Peygamber’in risaleti (Peygamberliği) için bir mükafat sayılması bu ikisi arasında mantık yönünden bir ilişkinin olmasına bağlıdır oysa bu ikisi arasında hiçbir ilişki yoktur. Ayeti Allah’a yakınlık olarak da mana etmek yanlıştır. Çünkü Kurba kelimesi Kur’an’da yalnızca akraba ve yakınlar anlamına gelmiştir. Allah’a yakınlık anlamına değil.


Şu Anki Saat: 12:22

Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.